Evren

Aslında yalnız değildim!

Aslında yalnız değil miydim? O da ne demek şimdi? Öyle olsaydı bilmez miydim? Bilirdim elbet. Sonuçta yalnız hissediyorsan yalnızsındır, öyle değil mi? Bir yerde anlaşılmayan bir şey vardı? Neydi o? Yalnızlık neydi ki ben kendimi bu kadar kaptırmıştım bu duyguya? Benim için ne demekti yalnızlık? Ne olursa yalnız hissediyordum? Nasıl çözülecekti içimdeki bu kördüğüm?

Evet, işte sen… Şu an bu yazıyı okuyorsan iyi haber; düğüm çözüldü… Şükürler olsundu… İçimdeki o dipsiz kuyuya artık yukarıdan bakabiliyorum. Zaten artık şimdi yukarıdan bakabildiğim için sorabiliyorum…tüm bu olan bitenleri…

Yalnızdım tabii, hem de dibine kadar… Yanımda, yöremde, çevremde insan kalabalığının içinde olmamın ne önemi var ki… Kendi içimde bitmek bilmeyen sohbetleri başka biri ile yapamıyorsam ne önemi var o kalabalığın. Kendimi susturabilseydim belki o zaman altın değerinde olurdu etrafımda nefes alan her bir canlı.

 

Gerçekten de ben yalnız hissediyorsam yalnız mı oluyorum? Sırf ben böyle hissediyorum diye gerçekten de yalnızım demeye hakkım var mıydı? Yokmuş… Aslında en iyi benim bilmem lazımdı…

‘Hiçbir şey göründüğü gibi değildi.’

Hissettiğimin yalnızlık değil eksiklik olduğunu anlamam için çok derin bir yüzleşme bekliyordu beni, bilmiyordum… Bir yüzleşmeye ihtiyacım olduğunu biliyordum orada sorun yok… Ama bu kadar derinleşeceği hakkında zerre fikrim yoktu. Sonuçta ben yüzleşmede alacağım cevabın peşindeydim. Bunun için öyle çok da hazırlık yapmaya gerek yoktu. Soruyu sor, cevabını al!

Öyle olmadı…

Aldığım cevap üzerine benim bir kere daha… bir kere daha düşünmem… anlamam… irdelemem gerekti bir sonraki soru için… Ya da bir sonraki soruyu sorup sormamaya karar vermek için… Anlayacağın çetrefilli bir yoldaydım.

Soru sor…cevabını al… şimdi sen cevapla… haydi yorum yap buna… şeklinde devam eden yüzleşme sonrasında elimde neler vardı? Bilmek ister misin?

– Başkası ile yüzleşmeyi beklerken kendi ile yüzleşmiş bir ‘BEN’

Bir de bana koşulsuz sevgi ile bağlı, benim iyi hissetmemi benden fazla isteyen, her daim benim yanımda olduğunu söyleyen, bana güvendiğini ve inandığını söyleyen iki güzel göz…

Demem o ki, sen sen ol hiçbir şeyden o kadar da emin olma.

Hissettiklerinin nedenini araştır ve çözümünü bul.

Kendini anlamak için neye ihtiyacın var bulabilmek için neyi tecrübe etmen gerekiyorsa, git ve onu tecrübe et.

Korkma!

Git ve o duygunla, sana o duyguyu hissettiren kişi ile yüzleş…. ya da bu kişinin içeride biri mi yoksa dışarıda biri mi olduğunu bulmak üzere yola çık… Bunun için de kiminle nasıl yüzleşmen gerekiyorsa, yüzleş!

Cevabı her zaman içeride ara… Ama işin içinden çıkamadığında da dışarıdan destek istemek için çekinme.

Ve tüm bunları yapmak için, ne olursun… ne olursun, gecikme!!!

Hayat bir şeylerin kendiliğinden düzelmesini beklemek için çok kısa…

Zaman dediğin durmayan bir saat gibi her dakika aleyhine işliyor…

A’nı kaçırma…

Ve işte ben de sana soruyorum: ‘ Gerçekten de yalnız mısın ? ‘

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir